“İnsanın sabrını sınaması olumlu yönde bir çabadır; böylelikle insanın görüş ayrılıklarına olan hoşgörüsü artar, farklılıkları zenginlik olarak görme yeteneği edinir, hiç bir zaman kırmızı çizgiler çekmez görüş alanına.” gibisinden liberal bir giriş yapmak adettendir bu tipten yazılara. Bizim adetimiz de, yer yüzünde hüküm süren tüm adetleri kapı dışarı etmektir teorik olarak… Ne var ki, şimdi hiç o havada değilim; gün boyu süren koşturmaca epey hırpalamış beni farkettirmeden. Leziz bir dost sohbeti gibisinden, geçip karşınıza meramımı anlatmak tek emelim. Hasılı; liberallik, sadece mücadeleden yorulmuş solcu eskilerinin sığındığı bir liman değil. Pekala, günün hayhuyundan tükenmiş -fakat mücadelenin içinde olmayı sürdüren- şu kardeşinizde bir anlık olsun sığınabilir o köhne limana. Meşruiyet noktamı berkitmemin ertesinde asıl konuya gireyim.
Bizim Hipodrom’da, pek rastlayamayacağınız türden bir yazı olacak bu: bir anı yazısı. Duyduk ki, “atı alan Üsküdar’ı geçmiş” bir de bundan hikayet etmede; dedik ki, “hazırlayın atları, bizim nemiz eksik gayrı”. Geç kapitalistleşmenin verdiği “bir an evvel kapitalistleşmeliyim!” telaşı ile helalar dahil her yerde girişimci arayan -anadolu kaplanından, karga kovalayıcısına- ülkemiz burjuvazisinin okulları atlayacağını düşünmezsiniz herhal! “her 40 kişilik sınıftan 2 tane girişimci çıksa, geri kalan 38 kişinin 30’una istihdam sağlasa ne kıyak olur ha!” diye tatlı tatlı düşünen devlet büyüklerimiz lise gençliği için GELECEĞİN LİDERLERİ BUGÜNÜN LİDERLERİYLE BULUŞUYOR adında tatlı mı tatlı bir buluşma tertiplemiş. Uzun zaman önce haberini aldık; önce bir eleştiri faslı oldu tabi, hemen ertesinde de “git!” ile “gitme!”nin karşı karşıya geldiği bir güreş müsabakası… “gitme!”nin sırtı kısa süre sonra yere geldi. Sabrımın sınırlarını ölçümlemek adına adımını attığın yerde CEO çıkan bu karnavala katılım kararı aldım. Bugün de çektim takımı üzerime, doğru Divan Otel’e…
İlk konuşmacı Sarıgül’dü—- — —-
(Burada sabrımın sınırlarına gelmiş bulunuyorsunuz. Sınır karakolundaki görevliler sizi sınır dışı etmeden derhal burayı terk edin!)
Ne bekliyordunuz çektiğim bunca acıdan sonra olanları en baştan anlatayım ve tekrardan iğrenç replikler kulağıma dolsun; acılar tekrarlansın mı? Olmaz öyle şey!

